ABD Başkan Yardımcısı'ndan Hürmüz ve Lübnan mesajı
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen görüşmelerde önemli mesafe katettiklerini ve İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerini yeniden davet etmeyi kabul ettiğini açıkladı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen nükleer görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerini yeniden davet etmeyi kabul ettiğini açıkladı.
Vance, nükleer müfettişlerin ne zaman göreve başlayacağına ilişkin soruya, "Muhtemelen bu hafta, hatta bugün itibarıyla" yanıtını verdi.
ABD Başkan Yardımcısı, nükleer müfettişler ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile koordinasyonun kısa sürede başlamasını beklediklerini söyledi.
Nihai anlaşmanın başarılı olması için güçlü bir temel attıklarını ifade eden Vance, teknik seviyedeki müzakerelerin önümüzdeki haftalar ve günlerde devam edeceğini bildirdi.
Hürmüz Boğazı'na da değinen Vance, boğazın açık olduğunu vurguladı.
ABD Başkan Yardımcısı, Lübnan'a ilişkin değerlendirmesinde gerekli koordinasyonun sağlandığından emin olmak istediklerini belirtti.
Bölgesel bir ateşkes arzu ettiklerini kaydeden Vance, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik saldırılarını durdurmasını istediklerini ifade etti.
Vance, herhangi bir durumda tarafların birbiriyle iletişim halinde olmasının önünün açıldığını da sözlerine ekledi.
ABD Başkan Yardımcısı, Trump'ın yanıt vermemesinin ve kayıtları düzeltmemesinin beklenemeyeceğini de belirtti.
60 GÜNLÜK YOL HARİTASIÖte yandan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran ile ABD arasında İsviçre'de yürütülen görüşmelerin başarıyla tamamlandığını duyurdu.
Şerif, görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde geçtiğini belirterek cesaret verici ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Şerif, Tahran ile Washington arasında nihai anlaşmaya yönelik 60 günlük yol haritası üzerinde anlaşmaya varıldığını ve siyasi gözetim sağlamak üzere üst düzey bir komite kurulduğunu açıkladı.
Pakistan Başbakanı, ayrıca yeni teknik görüşmelerin başlatılması konusunda da mutabık kalındığını belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı ve müzakere heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi de müzakere ekibinin 18 saat süren görüşmelerin ardından Tahran'a döndüğünü bildirdi.
Bekayi, mutabakat zaptı hükümlerinin uygulanmasına yönelik teknik çalışma gruplarının oluşturulduğunu kaydetti.
Bekayi, nihai anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin başlamasının mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmasına bağlı ve şartlı olduğunu yineledi.
Katar ve Pakistan, İsviçre'de gerçekleşen ABD-İran görüşmelerinin tamamlandığına ilişkin ortak yazılı açıklama yapmıştı. Açıklamada, mutabakat zaptı çerçevesinde yürütülen üst düzey görüşmelerin ilk oturumunun sona erdiği belirtilerek görüşmelere olumlu ve yapıcı bir atmosferin hakim olduğu vurgulanmıştı.
Katarlı ve Pakistanlı arabulucular, önümüzdeki teknik görüşmeler için bir mekanizma oluşturulması da dahil olmak üzere taraflar arasında cesaret verici ilerleme kaydedildiğine işaret etmişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan ve Katar'ın yorulmak bilmez arabuluculuğunun Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi yönünde büyük ilerleme sağladığını belirtti.
Arakçi, petrol ve petrokimya ihracatına yönelik yaptırımların askıya alındığını, deniz ablukasının kaldırıldığını, dondurulan varlıkların bir kısmının serbest bırakıldığını ve İran'da büyük yeniden inşa ve ekonomik kalkınma planının yürürlüğe girdiğini söyledi.
Arakçi, "İlk gerçek sınav, Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesine ilişkin kısımdır" dedi.
LÜBNAN'DAN EGEMENLİK VURGUSUBununla beraber Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin egemen bir devlet olduğunu belirterek, savaşın sona erdirilmesine katkı sağlayacak her türlü yardıma açık olduklarını ancak iç işlerine müdahaleyi kabul etmediklerini söyledi.
Lübnan Cumhurbaşkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Avn, Rum Katolik Birliği heyetini kabulünde yaptığı konuşmada, "Yardım ile iç işlerine müdahale arasında ayrım yapıyoruz. Biz egemen bir ülkeyiz ve bizim adımıza hiç kimse müzakere yürütemez" ifadelerini kullandı.
Devletin tüm vatandaşların güvencesi olduğunu vurgulayan Avn, mezheplerin değil devletin herkesi koruduğunu savundu. Avn, tüm Lübnanlıları temsil eden güçlü ve tek bir devlet dışında başka bir seçenek bulunmadığını, bu hedef doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Siyasi rekabetin doğal ve meşru olduğunu dile getiren Avn, bunun devlet kurumlarının işleyişini engelleyecek bir araca dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti. Fikir ayrılığının demokratik bir hak olduğuna işaret eden Avn, "Farklı düşüncelere sahip olmak kutsaldır ancak özellikle ülkenin içinden geçtiği mevcut koşullarda Lübnanlılar arasında ayrışmaya izin verilmemelidir" dedi.
Yolsuzlukla mücadelenin temel şartlarına da değinen Avn, yolsuzluğun ortadan kaldırılmasının en etkili yolunun elektronik devlet uygulamalarının yaygınlaştırılması ile etkin ve bağımsız bir yargı sisteminin oluşturulması olduğunu belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Avn'ın ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı'nın Kıdemli Danışmanı Jared Kushner ve Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Görüşmede Lübnan'da ateşkesin sağlamlaştırılması, İsrail'in askeri tırmanışının durdurulması ve bu doğrultuda atılması gereken adımlar ile bu amaçla bir hücre oluşturulması ihtimali ele alındı.
İSRAİL'DEN KISMİ ÇEKİLME ADIMIİran'ın Washington'a ateşkes ve İsrail'in Lübnan'ın güneyinden çekilmesi gerektiği yönündeki baskılarına paralel olarak İsrail ordusu bugün sabah saatlerinde askeri varlığını azaltma operasyonuna başladı.
İsrail Yayın Kurumu'nun haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump İsrail'den Lübnan'ın güneyinden "kısmi" çekilme talep ederken, İran tarafı ve Hizbullah tam çekilme konusunda ısrar ediyor.
Kurumun haberinde, işgal ordusunun sabah 06.00 itibarıyla "cephe hattı bölgelerine" yönelik kısıtlamaları kaldırdığı belirtilerek Trump yönetiminin mavi hattın Lübnan toprakları içindeki derinliğini azaltmaya çalıştığı aktarıldı.
Haaretz gazetesine konuşan İsrailli bir kaynak, İsrail ve Lübnan ekiplerinin bu haftaki görüşmelerde sorumluluğu Lübnan ordusuna devredilecek pilot bölgeleri belirleyeceğini söyledi.
Kaynak, İsrail ordusunun mavi hattan kısmen çekilmek zorunda kalacağını da sözlerine ekledi.
Aynı kaynak, Lübnan ordusunun yoğun Amerikan gözetimi altında görev yapacağını ve halihazırda İsrail ordusunun kontrolünde olmayan bölgelerin sorumluluğunu da üstleneceğini belirterek, ABD'nin İsrail ordusunun Lübnan'daki varlığının sürmesi gerektiği yönündeki İsrail tutumuna anlayış gösterdiğini ifade etti.
Kaynak, İsrail ile Lübnan hükümeti arasındaki görüşmelerin Amerikan arabuluculuğuyla Salı ile Perşembe günleri arasında Washington'da yapılacağını ve büyükelçiler ile diplomatik ve askeri düzeyde temsilcilerin katılımıyla gerçekleşeceğini aktardı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, görüşmelerin sonuçlarından birinin İran ve ABD ile istişare halinde kaleme alınan arabulucuların ortak açıklaması olduğunu belirtti.
Mutabakat zaptı hükümlerinin uygulanmasını denetlemek üzere bir üst komite kurulmasının açıklamanın ana eksenlerinden birini oluşturduğunu kaydeden Bekayi, Lübnan'da mutabakat zaptının birinci maddesinin uygulanmasını izlemek için bir mekanizma oluşturulacağını söyledi.